Kayıtlar

2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Maaş zammı oranları % 22-24 olur mu?

Resim
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 14 gün sonra temmuz ayının 3’ünde tüketici fiyat endeksin­de (TÜFE) haziran ayının tü­münde gerçekleşen aylık deği­şimi açıklayacak.

Emtia Fiyatları 2026’da Durgunluk Kapısını Aralar mı?

Resim
ABD-İsrail- İran arasında bu yılın şubat sonunda başlayan savaşın bugünlerde anlaşma ile sona ermesi bekleniyor. Savaşın sona ermesi küresel piyasalarda emtia piyasalarının da normale dönmesini sağlayacak. Peki Türkiye’yi savaş sonrası emtia alanındaki gelişmelerde neler bekliyor?

Merkez Ne Dedi?

Resim
Faiz artarsa, sabit bırakılırsa, düşerse piyasalarda ne yaşanır?

Ekonomide Ne Gelişti de Faiz Yeniden Gündeme Geldi?

Resim
Cumhurbaşkanı Erdoğan  "Faizin olduğun yerde bereket olmaz" dediğine göre faizin yüksek olduğu lafları belli ki yeniden gündeme gelecek. Biz de faizden ne anlamamız gerektiğini izah etmeye çalışalım...

Altın, Petrol ve Döviz Kurları Ne Olur?

Resim
Piyasalarda herkes aynı sorunun peşinde: Altın ne olacak, dolar nereye gidecek, petrol yükselmeye devam edecek mi?

Yaşanılanlar Türkiye'yi Nereye Götürür?

Resim
Okurlardan son on gündeki gelişmelerle ilgili  “içeride siyasette yaşanılanları nasıl yorumlamalı”  şeklinde gelen bazı sorulara, ekonomi yönünden dilimiz döndüğünce cevap vermeye çalışalım. Açıkçası yukarıdaki soru,  “CHP’de yaşanan kriz, Türkiye’yi nereye götürür?”  sorusundan daha geniş bir anlam taşıyor. Çünkü Türkiye gibi güçlü yürütme sistemine sahip ülkelerde ana muhalefet partisinin yaşadığı kriz,  yalnızca o partiyi değil , siyasal sistemin tamamını etkiler.

Emek Sosyal Demokratlar Tarafından da Çiğnenirse....

Resim
Cumhuriyet Halk Partisi, son 10 gündür Mutlak Butlan davası sonucu atanan bir genel başkan tartışması içine çekilmişken, şimdi de partide emeği ile çalışan insanların hukuksuz şekilde işten çıkartmaları ile gündeme geliyor.

Pazartesi Akaryakıtta Denklem Değişebilir…

Resim
Akaryakıt ürünlerinden 1 Haziran 2026 Pazartesi günü motorine 7,25 TL, benzinde 1.38 TL indirim bekleniyor.  Motorinde tahminimiz indirim tutarının tamamının pompa fiyatlarına yansıyacağı yönünde. Ancak motorin ile benzin arasında uzun süreden sonra ilk kez denklem değişebilir...

TCMB Faiz Kararı Öncesi Piyasalar Neden Tedirgin?

Resim
Merkez Bankası’nın 11 Haziran’daki Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı yalnızca bir faiz kararı olmayacak. Aynı zamanda siyasette yaşanılanların ekonomi üzerindeki etkisine verilen bir güven testi niteliği taşıyacak.

Yine Yeniden… Peki Neden?

Resim
Siyasette yaşanan kırılmaların ekonomiye faturası uzun dönemli olur. 19 Şubat 2001’de Anayasa kitapçığının fırlatılmasıı… 19 Mart 2025 sabahı yaşananlar… Türkiye ekonomisinin yürümekte zorlanan enflasyon programı 21 Mayıs 2026 Perşembe günü CHP’ye yönelik ‘Mutlak Butlan’ kararı ile daha kırılgan, daha maliyetli bir evreye girecek görünüyor.

Nerede Hata Yapılıyor?

Resim
2025 yılı Aralık ayında TBMM’den 2026 Bütçesi geçerken “Bu bütçe daha fazla harcama, daha fazla faiz, daha fazla borç demek” diye uyarılar yapılıyordu. O günlerde özellikle tek bir kaleme dikkat çekiliyordu: Faiz ödemeleri.

Hedef Değil, İtiraf Metni…

Resim
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası yılın ikinci enflasyon raporunu açıkladı. Ama ortada bir "hedef" değil, ekonomideki çöküşün resmi tutanağını gördük.

Köy Enstitülerinden MESEM’e…

Resim
Türkiye’nin eğitim tartışmalarında bazı başlıklar vardır ki, aslında eğitimden çok, bir ülkenin nasıl bir toplum olmak istediğini ele verir. 1940’lardaki Köy Enstitüleri ile 2021’de hız kazanan Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) karşılaştırması tam olarak böyle bir aynadır. Bu ülke “ düşünen insan mı yetiştirmek istiyor, yoksa çalışan insan mı” sorusuna nasıl yanıt verelim?

Varlık Barışı Düzenlemesi Ne Getiriyor, Kimler Yararlanacak?

Resim
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilen yeni varlık barışı düzenlemesi, iktidar ortaklarının oy çoğunluğuyla Genel Kurul’a sevk edildi. Ancak düzenleme daha şimdiden ciddi soru işaretlerini beraberinde getirdi.

Yapılandırma İşe Yarıyor mu?

Resim
“Yapılandırma gündemde mi?” başlıklı son yazımıza gelen tepkilere cevap niteliğinde olması amacıyla 13 Haziran 2021’deki “Yapılandırıyoruz ama tahsil edemiyoruz” yazımızı bugüne de bazı notlar düşerek okurlara yeniden sunalım.   Önceki yapılandırma verilerini de göreceksiniz.

Yapılandırma Gündemde mi?

Resim
Türkiye’de devletin alacağı olan vergi, ssk prim borçlarının ödemeleri hep ikincil plana atılır. Ekonominin sıkıntılı dönemlerinde gözler hemen Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın birikmiş alacaklara bir yapılandırma talebine döner. Hazine ve Maliye Bakanlığı (HM) da uygulamaya koyduğu yapılandırmalardan bugüne kadar istediği sonucu hiçbir zaman alamamıştır. Bütün yapılandırmaların sonuçlarında biriken alacakların ortalama yüzde 30-33 oranı tahsil edilmiştir.

Türkiye “Dubai Modeli”ne mi Geçiyor?

Resim
Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi ile birlikte Hazine ve Maliye Bakanlığı bürokratlarınca Körfez’deki sermayenin savaş ile birlikte nasıl bir seyir izleyeceği yönünde son iki ayda başlatılan bir incelemenin perde arkasını anlatalım.

Kapitalizmin Kan Dolaşımı: Savaş, Kriz ve Banka Kârları…

Resim
“Emper-kapital”… Yani emperyalizm ile kapitalizmin iç içe geçtiği, sermayenin sınır tanımadığı aşama. Bugün o finans kapitalin omurgasını kim oluşturuyor? Bankalar. Modern kapitalist düzende üretimden çok finansın belirleyici olduğu bir evreye geldik. Bugün dünyada olup biten hiçbir büyük kriz “tesadüf” değil. Her kriz, sermaye için yeniden paylaşım fırsatı. Her savaş, finans kapital için yeni bir bilanço kalemi. Yıkılan şehirler, yerinden edilen halklar, çöken ekonomiler… Bunların tamamı birilerinin gelir tablosunda “kâr” olarak yazılıyor.

Arada Kalanların Hikâyesi…

Resim
1999-2008 arasında işe girenlerin emeklilik hayatına ulaşma koşulları içler acısı…. Çalışma hayatı ile ilgili yıllar içinde alınan siyasi kararlar açık bir adaletsizlik ürettiği için yaşanan tablo artık zorluk sınırını aşıyor. Adaletsizlik hissine dönüşüyor. Milyonlarca insan ne tam anlamıyla emekli olabiliyor ne de çalıştığı yılların karşılığı olan kıdem tazminatına ulaşabiliyor. Aynı işi yapan insanlar, sadece işe başlama tarihleri farklı diye bambaşka kurallara tabi tutuluyor.

28 Kilo TL, 1 Kilo Dolar: Bu Bir Ekonomi Değildir…

Resim
  Ekonomiyi artık sembollerle konuşmaya başladık. Mesela 5 milyon lira değerinde bir evi TL ile almak isterseniz 28 kilogram parayı taşımanız gerekiyor. Aynı evi dolarla almak istediğinizde 1 kilo 125 gram taşımanız yetiyor. Bu söylediğim bir detaydan çok, ekonominin vardığı tablo…

Yoklama Krizi…

Resim
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaşanan Genel Kurul’a katılma ile ilgili son yoklama tartışması, ilk bakışta sıradan bir siyasi polemik gibi görünebilir. İktidar kanadı muhalefeti suçluyor, muhalefet ise iktidarın Meclis’e sahip çıkmadığını söylüyor. Oysa mesele ne yoklama isteyen muhalefet ne de oturumu yöneten başkan vekili… Mesele çok daha derinde. 2018 sonrası kurulan yeni sistemin doğasında.

Körfez Sermayesi Geldiğinde Vatandaş Kazanır mı?

Resim
  Ortadoğu’da dengeler değişiyor. Yıllarca güvenliğini ABD’ye yaslayan Körfez monarşileri, İran karşısında bu korumanın sandıkları kadar güçlü olmadığını gördükçe yeni “liman” arayışına yöneldi. Türkiye ise tam bu noktada devreye girecek önemli bir çalışma içerisinde. Vergi indirimleri, özel teşvikler ve yatırımcı dostu düzenlemelerle bu sermayeyi çekmeye hazırlanıyor.

Toprak Yönetmelikle Korunur mu?

Resim
Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Resmi Gazete’de 4 Nisan tarihinde yayımladığı “Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Hakkında Yönetmeliği”ndeki ifadeler işin uzmanlarınca ciddiye alınmadı. 26 maddelik yönetmeliğin 15’inci maddesi “Büyük ovalarda tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı” nı, 16’ncı maddesi “Tarım arazilerinin tarım dışı amaçlı kullanımı ile ilgili genel hükümlerini” kapsıyor.

Savaş Uzadıkça Maliyet Büyüyor, İyimserlik Eriyor

Resim
Türkiye ekonomisi 2026 yılına zaten derinleşen bir geçim kriziyle girmişti. Şimdi bu kırılgan zemine bir de jeopolitik şok eklenmiş durumda. Ekonomi yönetiminin dile getirdiği “enflasyonu kontrol altına aldık” söylemi, sahadaki gelişmelerle giderek daha fazla çelişiyor. Çünkü savaşın tetiklediği enerji fiyatları, bütün hesapları yeniden bozuyor.

Kışladan Konuta…

Resim
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) şehirlerde kişi başına düşen yeşil alanın en az 9 metrekare olması gerektiğini, 10-15 metrekarenin ise ideal olduğunu belirtir. Dünya şehirleriyle ilgili istatistiksel raporlar yayınlayan World Cities Culture Forum’un son raporunda 34 büyük kentin halka açık yeşil alanlarının kentlerin yüzölçümüne ve nüfus kalabalıklığı ölçeğine bakıldığında İstanbul’un yüzde 2.2 ile kamuya açık yeşil alan yüzdesinde dünyanın en düşük şehri olduğu göze çarpıyor.

Hazine Arazileri Kimin Olacak?

Resim
Hazine taşınmazları… Yani bu ülkenin ortak malı. Yani 85 milyonun hakkı. Ama yıllardır herkesin bildiği bir gerçek var: “Adamını bulanın” göz diktiği yerlerdir buralar.

Sinyaller Sıkıntı İşareti mi?

Resim
Okurlardan gelen sorular aynı noktada birleşiyor: “Ekonomide son haftalarda gelen sinyaller, yaklaşan bir krizin habercisi mi?” Soğukkanlı olalım ama gözümüzü de kapatmayalım.

Avantajlarını Yenilemeyen Ülke...

Resim
Bir ülke kendi avantajlarını ve dezavantajlarını doğru tespit edemiyorsa ne ekonomi yönetebilir ne de refah üretebilir. Bu kadar basit. Çünkü üretim maliyetleri, kaynak yapısı ve rekabet gücü; hamasi söylemlerle değil, gerçeklerle belirlenir. Ve bu gerçeklerle yüzleşmeden kalkınma hayali kurmak, sadece kendini kandırmaktır. Türkiye tam da bu noktada kritik bir kırılmanın içerisinde...

Savaşı Başlatanların Masalları…

Resim
  Ortadoğu’da patlayan her savaş için aynı hikâye anlatılır: “Güvenlik”, “istikrar”, “barışın korunması”… Ama artık bunu sağır sultan bile duymuştur: Bu savaşların çoğu güvenlik için değil, düşen kârları yeniden yükseltmek için çıkar.

Ortadoğu Savaşı Türkiye’de Yeni Bir Kriz Yaratır mı?

Resim
Türkiye, sermaye hareketlerinin serbest bırakıldığı 1989 yılından bu yana birçok ekonomik sarsıntı yaşadı. 1994 krizi, 2000–2001 finansal çöküşü , 2008–2009 küresel krizi ve son olarak 2018–2022 kur ve enflasyon dalgası … Her krizin nedeni farklıydı. Ama sonuçları neredeyse aynıydı: yüksek enflasyon, daralan üretim, yükselen işsizlik ve toplumun satın alma gücünde sert düşüş. Şimdi ise Türkiye bambaşka bir riskle karşı karşıya.

Savaş Petrole ve Enflasyona Kazandırıyor

Resim
Ortadoğu’da yükselen savaş tamtamları yalnızca bölgeyi değil, dünya ekonomisinin kırılgan damarlarını da titretiyor. İran’a yönelik baskı ve saldırı söylemleri sürerken, Washington’un dünyaya anlattığı hikâye yine aynı: “nükleer tehdit.” Oysa İran’ın nükleer programının temelleri, bizzat Batı’nın açık desteğiyle, Şah Rıza Pehlevi döneminde atılmıştı.

Hürmüz Boğazı ve Maliye'nin ÖTV'si….

Resim
İsrail-ABD-İran üçgenindeki gerilimin şimdilik daha fazla tırmanmayacağı görülüyor. İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatma tehdidi sert bir siyasi mesaj olabilir. Ancak ekonomik gerçekler bu tehdidin uygulanabilir olmadığını gösteriyor. Böyle bir hamle:Küresel ekonomiyi sarsar, Çin’i rahatsız eder, Ama en ağır faturayı yine İran’a keser. Hazine 3 gün özellikle bekledi

Sofradaki Yangının Adı: Aracı Düzeni

Resim
Türkiye’de tarım stratejik mi? Evet. Peki kazanan kim? Ne çiftçi. Ne besici. Ne de tüketici. Tarımsal Üretim ve Küçükbaş Yetiştiricileri Derneği (TÜRKYED) Başkanı Nihat Çelik’in verdiği rakamlar, soframızdaki yangının nereden çıktığını açık açık gösteriyor.

Bir Gecede Güvenliksiz Kalmak...

Resim
İstanbul’da bir site düşünün… Aidatlar ödeniyor, güvenlik kulübesinde personel nöbette, temizlik yapılıyor, peyzaj düzenli. Her şey “yolunda” görünüyor. Ta ki bir sabah gerçeğin kapıya dayanmasına kadar.

Et Fiyatları Neden 10 Dolar Daha Pahalı?

Resim
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) geçen hafta 2025 yılı hayvansal üretim verilerini açıkladı. Rakamlar artışı gösteriyor. Büyükbaş hayvan sayısı yüzde 4,3 artarak 17 milyon 709 bine çıktı. Küçükbaş hayvan sayısı yüzde 5,4 artarak 57 milyon 874 bine ulaştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan da önceki gün, çiftçilere 150 bin küçükbaş hayvanın uygun şartlarda verileceğini açıkladı. 2025’te 706 milyar lira destek, 2026’da ise 939 milyar liralık kaynak… Son 23 yılda 117 milyar dolarlık tarım dış ticaret fazlası… Kâğıt üzerindeki tablo güçlü. Ama kasap vitrinindeki tablo öyle mi?

Ramazan Etiketi: Vicdan mı, Fırsat mı?

Resim
  Ramazan geldi. Ama sofraya önce zam geldi. Her yıl aynı senaryo. Takvim yaprağı değişiyor, etiketler değişiyor. Dayanışma ayı başlıyor ama fiyatlar sanki fırsat sezonu açılmış gibi yükseliyor.

Enflasyonun Düşeceğine İnanıyor musunuz?

Resim
Ekonomi yönetimi ısrarla uygulanan dezenflasyon sürecinin etkilerinin yılın ikinci yarısından sonra alınacağını söyleyedursunlar, açıklanan merkezi yönetim bütçesi 2026 yılına da yüksek açıkla başladı. Yılın ilk ayında bütçe açığı, 2025’in ocak ayına göre yüzde 54.1 fazla oldu.

‘Meteoroloji Başkanı’ da ‘Altın Yüzünden’ dedi

Resim
Ekonomide yaşanan sıkıntılara çözümün 10 bin ton olduğu söylenen altınların çıkarılması ile çözüleceği sanılıyor. Enflasyona çözüm bulamayan Merkez Bankası da ‘altın yüzünden’ demeye başladı. Banka meteoroloji müdürlüğü gibi yağışların azlığı çokluğu bahanesinin enflasyon için inandırıcı olmadığını anlamış olacak ki; şimdi yastık altındaki altınlara taktı kafayı. Yastık altında ne kadar olduğunu sayamayacağımıza göre salla gitsin “600 milyar dolar değerinde altın var” dedi.

Artık Orta Direk Kalmayacak

Resim
  Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) kredi kartlarına limit getirme kararı 15 şubatta yürürlüğe girecek. Kredi kartında toplam limiti 400 bin liranın üzerinde olan ancak  doldurmayan kullanıcıların limitleri kademeli düşürülecek. 

Gelecekteki Kazançtan Vazgeçmek…

Resim
Türkiye her ekonomik sıkışıklığını, Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana kurulan kamu işletmelerini satarak ya da işletme hakkının devri ile başlayan özelleştirmelerle aşmaya çalışıyor. Ama özelleştirme; gelecekteki kazançtan iskonto yaparak vazgeçmekten başka bir şey değildir. Ya da iskontolu mal satışı demektir.

Çanlar Kimin İçin Çalacak?

Resim
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) son aldığı kredi kartlarındaki limitlerin düşürülmesi kararı, “Kartlarda kredi limiti mi düşürüldü yoksa, ekonomi yönetiminin kredisi mi” sorusuna yol açtı.

Ramazan Zamları İlk Çeyrek Enflasyonu Tetikleyecek

Resim
Ekonomi yönetiminin ve onlara hak veren iş dünyamızın bazı profilleri 2026 yılına büyük umutlar bağlayan mesajlar verse de 2026’da ekonominin nasıl olacağına ilişkin ilk veriler TÜRK-İŞ’in açlık ve yoksulluk rakamları ile bir fikir verdi.

Altına Hücum ‘Hüsrana Hücum'a Dönüşebilir…

Resim
Altın, son günlerde rekor üstüne rekor kırarak gidiyor. Jeopolitik ve ekonomik belirsizlikler bu artışta etkili olurken, ABD dolarına yönelik şüpheler de kurumsal yatırımcıları bu varlıklara yöneltiyor

2026 Dünyayı Başka, Bizi Başka Etkiler mi?

Resim
Dünyada bu yıl ve önümüzdeki yıllarda yaşanacakların bizi etkilemeyeceğini söyleyemeyiz. Ancak, bize ait sorunlarımızı çözemezsek, bizim gibi ülkelerde  küresel risk etkisi katlamalı  olacak

Yaz Saati ile Tasarruf Ettik mi? -2

Resim
Kalıcı yaz saatinin Türkiye’nin enerji faturasını düşürüp düşürmediğini sorgulamaya devam ediyoruz. Bu bölümde uygulamanın etkilerinin çalışma hayatı ve günlük yaşam ile eğitim ve toplum psikolojisi yönüyle irdeleyelim.  Sonunda da çözüm önerimizi verelim…

Yaz Saati ile Tasarruf Ettik mi? -1

Resim
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, g eçtiğimiz yılın kasım ayında yaz saati uygulaması sayesinde 2016’dan bu yana 13 milyar kilovatsaat enerji tasarrufu sağlandığını söyledi.  CHP’li Ali Karaoba'nın ise uygulamanın başladığından bu yana geçen 9 yılda yapılan tasarrufun kişi başı 1 doların bile altında kaldığını söylemesi dikkat çekti. Biz de hakikaten övünülen tasarruf büyüklüğü karşısında  ‘atılan taşın kurbağayı ürkütüp ürkütmediğine’  bakalım istedik.

Devlete Borç Veren Mutlu Azınlığın oranı...

Resim
Gelir ikiye bölünür. Emeği ile geçinenler yani günde 8-10 saat çalışma karşılığında aldığı ücretle geçinenler. Bir de paradan para kazananlar. Sermayesini işletenler. O gelirlere kar, faiz ve rant denilir. Uzun bir süredir adaletsizlik burada yaşanıyor. Emeği ile geçinenlere para yok ama kar, faiz ve rant geliri sahipleri milyonlarına milyon katıyor.

Gözler Patronlara Çevrildi…

Resim
Asgari ücrete yüzde 27’lik artış oldu. Bu artış, asgari ücretli olmayan kesimlerde de bir beklenti yarattı. Ama öyle bir durumdayız ki, ücretlere gelen zammı devlet belirliyor. Halbuki örgütlü ve sendikalı olarak pazarlıkla bu zamları belirleyebilmeliyiz. Ama pazarlık gücümüz yok. Tepeden yüzde 25-27 olacak deniliyor ve o oranda karar kılınıyor. Sesini çıkarabilen var mı, yok?

Sefalet Ücretini Düzeltecek Yöntem…

Resim
Dar ve sabit gelirliler üzerinde TÜİK marifetiyle ‘sefalet ücretine’ devam edilirken, istenirse ücretliler üzerindeki vergi dilimi yükü bir nebze de olsa düşürülebilir… Çoğunuzun bildiği bir konudan bahsedeceğim.