Kayıtlar

ekonomi politik etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Yaşanılanlar Türkiye'yi nereye götürür?

Resim
Okurlardan son on gündeki gelişmelerle ilgili  “içeride siyasette yaşanılanları nasıl yorumlamalı”  şeklinde gelen bazı sorulara, ekonomi yönünden dilimiz döndüğünce cevap vermeye çalışalım. Açıkçası yukarıdaki soru,  “CHP’de yaşanan kriz, Türkiye’yi nereye götürür?”  sorusundan daha geniş bir anlam taşıyor. Çünkü Türkiye gibi güçlü yürütme sistemine sahip ülkelerde ana muhalefet partisinin yaşadığı kriz,  yalnızca o partiyi değil , siyasal sistemin tamamını etkiler.

Yine Yeniden… Peki Neden?

Resim
Siyasette yaşanan kırılmaların ekonomiye faturası uzun dönemli olur. 19 Şubat 2001’de Anayasa kitapçığının fırlatılmasıı… 19 Mart 2025 sabahı yaşananlar… Türkiye ekonomisinin yürümekte zorlanan enflasyon programı 21 Mayıs 2026 Perşembe günü CHP’ye yönelik ‘Mutlak Butlan’ kararı ile daha kırılgan, daha maliyetli bir evreye girecek görünüyor.

Köy Enstitülerinden MESEM’e…

Resim
Türkiye’nin eğitim tartışmalarında bazı başlıklar vardır ki, aslında eğitimden çok, bir ülkenin nasıl bir toplum olmak istediğini ele verir. 1940’lardaki Köy Enstitüleri ile 2021’de hız kazanan Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) karşılaştırması tam olarak böyle bir aynadır. Bu ülke “ düşünen insan mı yetiştirmek istiyor, yoksa çalışan insan mı” sorusuna nasıl yanıt verelim?

Türkiye “Dubai Modeli”ne mi Geçiyor?

Resim
Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi ile birlikte Hazine ve Maliye Bakanlığı bürokratlarınca Körfez’deki sermayenin savaş ile birlikte nasıl bir seyir izleyeceği yönünde son iki ayda başlatılan bir incelemenin perde arkasını anlatalım.

Kapitalizmin Kan Dolaşımı: Savaş, Kriz ve Banka Kârları…

Resim
“Emper-kapital”… Yani emperyalizm ile kapitalizmin iç içe geçtiği, sermayenin sınır tanımadığı aşama. Bugün o finans kapitalin omurgasını kim oluşturuyor? Bankalar. Modern kapitalist düzende üretimden çok finansın belirleyici olduğu bir evreye geldik. Bugün dünyada olup biten hiçbir büyük kriz “tesadüf” değil. Her kriz, sermaye için yeniden paylaşım fırsatı. Her savaş, finans kapital için yeni bir bilanço kalemi. Yıkılan şehirler, yerinden edilen halklar, çöken ekonomiler… Bunların tamamı birilerinin gelir tablosunda “kâr” olarak yazılıyor.

28 Kilo TL, 1 Kilo Dolar: Bu Bir Ekonomi Değildir…

Resim
  Ekonomiyi artık sembollerle konuşmaya başladık. Mesela 5 milyon lira değerinde bir evi TL ile almak isterseniz 28 kilogram parayı taşımanız gerekiyor. Aynı evi dolarla almak istediğinizde 1 kilo 125 gram taşımanız yetiyor. Bu söylediğim bir detaydan çok, ekonominin vardığı tablo…

Yoklama Krizi…

Resim
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaşanan Genel Kurul’a katılma ile ilgili son yoklama tartışması, ilk bakışta sıradan bir siyasi polemik gibi görünebilir. İktidar kanadı muhalefeti suçluyor, muhalefet ise iktidarın Meclis’e sahip çıkmadığını söylüyor. Oysa mesele ne yoklama isteyen muhalefet ne de oturumu yöneten başkan vekili… Mesele çok daha derinde. 2018 sonrası kurulan yeni sistemin doğasında.

Körfez Sermayesi Geldiğinde Vatandaş Kazanır mı?

Resim
  Ortadoğu’da dengeler değişiyor. Yıllarca güvenliğini ABD’ye yaslayan Körfez monarşileri, İran karşısında bu korumanın sandıkları kadar güçlü olmadığını gördükçe yeni “liman” arayışına yöneldi. Türkiye ise tam bu noktada devreye girecek önemli bir çalışma içerisinde. Vergi indirimleri, özel teşvikler ve yatırımcı dostu düzenlemelerle bu sermayeyi çekmeye hazırlanıyor.

Toprak Yönetmelikle Korunur mu?

Resim
Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Resmi Gazete’de 4 Nisan tarihinde yayımladığı “Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Hakkında Yönetmeliği”ndeki ifadeler işin uzmanlarınca ciddiye alınmadı. 26 maddelik yönetmeliğin 15’inci maddesi “Büyük ovalarda tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı” nı, 16’ncı maddesi “Tarım arazilerinin tarım dışı amaçlı kullanımı ile ilgili genel hükümlerini” kapsıyor.

Kışladan Konuta…

Resim
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) şehirlerde kişi başına düşen yeşil alanın en az 9 metrekare olması gerektiğini, 10-15 metrekarenin ise ideal olduğunu belirtir. Dünya şehirleriyle ilgili istatistiksel raporlar yayınlayan World Cities Culture Forum’un son raporunda 34 büyük kentin halka açık yeşil alanlarının kentlerin yüzölçümüne ve nüfus kalabalıklığı ölçeğine bakıldığında İstanbul’un yüzde 2.2 ile kamuya açık yeşil alan yüzdesinde dünyanın en düşük şehri olduğu göze çarpıyor.

Hazine Arazileri Kimin Olacak?

Resim
Hazine taşınmazları… Yani bu ülkenin ortak malı. Yani 85 milyonun hakkı. Ama yıllardır herkesin bildiği bir gerçek var: “Adamını bulanın” göz diktiği yerlerdir buralar.

Sinyaller Sıkıntı İşareti mi?

Resim
Okurlardan gelen sorular aynı noktada birleşiyor: “Ekonomide son haftalarda gelen sinyaller, yaklaşan bir krizin habercisi mi?” Soğukkanlı olalım ama gözümüzü de kapatmayalım.

Avantajlarını Yenilemeyen Ülke...

Resim
Bir ülke kendi avantajlarını ve dezavantajlarını doğru tespit edemiyorsa ne ekonomi yönetebilir ne de refah üretebilir. Bu kadar basit. Çünkü üretim maliyetleri, kaynak yapısı ve rekabet gücü; hamasi söylemlerle değil, gerçeklerle belirlenir. Ve bu gerçeklerle yüzleşmeden kalkınma hayali kurmak, sadece kendini kandırmaktır. Türkiye tam da bu noktada kritik bir kırılmanın içerisinde...

Sofradaki Yangının Adı: Aracı Düzeni

Resim
Türkiye’de tarım stratejik mi? Evet. Peki kazanan kim? Ne çiftçi. Ne besici. Ne de tüketici. Tarımsal Üretim ve Küçükbaş Yetiştiricileri Derneği (TÜRKYED) Başkanı Nihat Çelik’in verdiği rakamlar, soframızdaki yangının nereden çıktığını açık açık gösteriyor.

Gelecekteki Kazançtan Vazgeçmek…

Resim
Türkiye her ekonomik sıkışıklığını, Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana kurulan kamu işletmelerini satarak ya da işletme hakkının devri ile başlayan özelleştirmelerle aşmaya çalışıyor. Ama özelleştirme; gelecekteki kazançtan iskonto yaparak vazgeçmekten başka bir şey değildir. Ya da iskontolu mal satışı demektir.

Çanlar Kimin İçin Çalacak?

Resim
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) son aldığı kredi kartlarındaki limitlerin düşürülmesi kararı, “Kartlarda kredi limiti mi düşürüldü yoksa, ekonomi yönetiminin kredisi mi” sorusuna yol açtı.

2026 Dünyayı Başka, Bizi Başka Etkiler mi?

Resim
Dünyada bu yıl ve önümüzdeki yıllarda yaşanacakların bizi etkilemeyeceğini söyleyemeyiz. Ancak, bize ait sorunlarımızı çözemezsek, bizim gibi ülkelerde  küresel risk etkisi katlamalı  olacak

Yaz Saati ile Tasarruf Ettik mi? -2

Resim
Kalıcı yaz saatinin Türkiye’nin enerji faturasını düşürüp düşürmediğini sorgulamaya devam ediyoruz. Bu bölümde uygulamanın etkilerinin çalışma hayatı ve günlük yaşam ile eğitim ve toplum psikolojisi yönüyle irdeleyelim.  Sonunda da çözüm önerimizi verelim…

Yaz Saati ile Tasarruf Ettik mi? -1

Resim
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, g eçtiğimiz yılın kasım ayında yaz saati uygulaması sayesinde 2016’dan bu yana 13 milyar kilovatsaat enerji tasarrufu sağlandığını söyledi.  CHP’li Ali Karaoba'nın ise uygulamanın başladığından bu yana geçen 9 yılda yapılan tasarrufun kişi başı 1 doların bile altında kaldığını söylemesi dikkat çekti. Biz de hakikaten övünülen tasarruf büyüklüğü karşısında  ‘atılan taşın kurbağayı ürkütüp ürkütmediğine’  bakalım istedik.

Devlete Borç Veren Mutlu Azınlığın oranı...

Resim
Gelir ikiye bölünür. Emeği ile geçinenler yani günde 8-10 saat çalışma karşılığında aldığı ücretle geçinenler. Bir de paradan para kazananlar. Sermayesini işletenler. O gelirlere kar, faiz ve rant denilir. Uzun bir süredir adaletsizlik burada yaşanıyor. Emeği ile geçinenlere para yok ama kar, faiz ve rant geliri sahipleri milyonlarına milyon katıyor.