Kayıtlar

para politikası etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Nerede hata yapılıyor?

Resim
2025 yılı Aralık ayında TBMM’den 2026 Bütçesi geçerken “Bu bütçe daha fazla harcama, daha fazla faiz, daha fazla borç demek” diye uyarılar yapılıyordu. O günlerde özellikle tek bir kaleme dikkat çekiliyordu: Faiz ödemeleri.

Hedef Değil, İtiraf Metni…

Resim
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası yılın ikinci enflasyon raporunu açıkladı. Ama ortada bir "hedef" değil, ekonomideki çöküşün resmi tutanağını gördük.

28 Kilo TL, 1 Kilo Dolar: Bu Bir Ekonomi Değildir…

Resim
  Ekonomiyi artık sembollerle konuşmaya başladık. Mesela 5 milyon lira değerinde bir evi TL ile almak isterseniz 28 kilogram parayı taşımanız gerekiyor. Aynı evi dolarla almak istediğinizde 1 kilo 125 gram taşımanız yetiyor. Bu söylediğim bir detaydan çok, ekonominin vardığı tablo…

Enflasyonun Düşeceğine İnanıyor musunuz?

Resim
Ekonomi yönetimi ısrarla uygulanan dezenflasyon sürecinin etkilerinin yılın ikinci yarısından sonra alınacağını söyleyedursunlar, açıklanan merkezi yönetim bütçesi 2026 yılına da yüksek açıkla başladı. Yılın ilk ayında bütçe açığı, 2025’in ocak ayına göre yüzde 54.1 fazla oldu.

MB enflasyonu dizginleyemiyor, peki bütçe tutar mı?

Resim
2026-2028 dönemi Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi’nin TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’ndaki görüşmeleri sürüyor. İçinde bulunduğumuz yıl içerisinde atılan adımlar nedeniyle bütçe görüşmeleri de bazı bakanlıklar düzeyinde hayli tartışmalı geçiyor.

Ali Babacan’ın görevi bittiğinde enflasyon ve faiz oranları neydi?

Resim
  Eski hükümetlerde Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı, Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı gibi görevler üstlenen Ali Babacan son haftalarda AK Parti’ye geçeceği yönünde haberlerle gündem oldu.

Enflasyon düzeltmesi fiilen devam….

Resim
İş dünyasının ısrarla talep ettiği ancak vergi yükü oluşturduğu gerekçesiyle iptal edilmesi için yoğun kulisin yapıldığı enflasyon düzeltmesi namı diğer enflasyon muhasebesi ile ilgili hem AK Parti ekonomi kurmaylarının, hem de Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın sıcak bakmadığı ve herhangi bir çalışma içerisinde olmadıklarını söyleyelim.

Merkez Bankası bankaları, onlar da vatandaşı...

Resim
Son yazımızda bankaların ‘yüksek mevduat faizinde’ oynadığı kalem oyunlarını anlatmıştık. Yüzde 47 söylenen yüksek mevduat faizinde yatırılacak paranın yüzde 10’luk kısmını vadesiz mevduatta tutma şartı ile banka vereceğini taahhüt ettiği faiz oranının yüzde 42.3’lere düşürdüğünü örneklerle ortaya koymuştuk.

Bankaların yeni şakası: ‘hoş geldin’…

Resim
Bankacılık sektörünün kampanyaları üzerinden vatandaşları nasıl aldattığına ilişkin önceki yazımıza okurlardan gelen olumlu tepkiler arasında ayrıca, bankaların vatandaşla dalga geçer gibi yeni şakalarının olduğu kulağımıza geldi. Bankalar yeni dalgayı, mevduat faizleri üzerinden geçiyormuş. Sektörün vatandaşlara yönelik ‘ilk kez hesap açan’ ya da ‘hoş geldin faizi’ çağrısı üzerinden verdiği faiz oranlarındaki vaatleri göründüğü gibi değilmiş.

Yurttaş eridi, bankalar semirdi

Resim
  Merkez Bankası 43 olan politika faizini 25 baz puan düşürerek 40.5’e, gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 46’dan yüzde 43,5’e, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 41,5’ten yüzde 39’a indirdi. Ancak Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) verileri vatandaşın borç sarmalının her geçen gün arttığını gösteriyor.

Bankalar vatandaşa köşe kapmaca oynatıyor

Resim
Okurlardan bir süredir gelen şikayetlerden; bankacılık işlemlerinin dilinden olsa gerek, bildik sanılan birçok bilinmeyenle karşılaştıkları görülüyor.

Bir umut OVP’si daha açıklandı

Resim
  Geçmiş dönemleri kapsayarak geldiği için karşılaştırma imkanı yapılabilen bu nedenle de bu zamana kadar açıklananlardan hiçbiri tutmadığı için “tutturulma ihtimali olmayan bir umut 2026-2028 Orta Vadeli Program (OVP)”  açıklandı.

Merkez ekonomiyi yavaşlatmanın maliyetini de yapsa ya…

Resim
Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan önceki gün 2025 yılının III. Bilgilendirme Toplantısını yaptı. MB’nin enflasyonu düşürmede izleyeceği tek ana stratejinin ekonomiyi yavaşlatma olacağı endişemiz vardı ve Karahan, “Sıkı para politikamızın sonuçlarını kademeli bir şekilde almaya devam ediyoruz. Yurt içi talep yavaşlama seyrini sürdürdü ve talep koşullarının dezenflasyonist (enflasyonu düşürücü) etkisi arttı. 2024 yılı haziran ayından bu yana enflasyondaki düşüş kesintisiz bir şekilde devam ediyor. Enflasyonun ana eğilimine ilişkin göstergeler de bu durumu destekliyor” ifadeleri ile bunu dile getirdi.

Sıkı bir ek bütçe geliyor!

Resim
Biliyorsunuz, bütçedeki denkliği tutturamayınca her yılın son aylarına doğru ek bütçe muhabbetti başlar. Ancak bir süredir hükümet adını ek bütçe koymadan harcamalardaki kusurunu gizleme yöntemi izlemeye başladı. İsmini ek bütçe koymasa da ek bütçe ihtiyacını ortaya koyan veriler var. Açıkçası matematik hata götürmüyor.

Kamunun yarattığı enflasyonla başa çıkılmıyor!

Resim
  Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) temmuz ayı enflasyon oranlarını önceki gün açıkladı. 

Bütçe açığı ürkütüyor…

Resim
Önce sizleri bunaltmadan geriye dönük nisan, mayıs ve haziran ayları bütçe gerçekleşmelerini özetleyeyim.

Enflasyonu düşüremiyoruz, turizme bel bağladık, ya tutmazsa…

Resim
  Ülkesi yerine özel yatıyla komşu Yunanistan’da tatil yapan bunu da ‘rakipleri gözlemlemek’ olarak açıklayan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy, 2024 yılının 62,3 milyon ziyaretçi ve 61,1 milyar dolar gelirle tamamladığını açıklamış. 2017’de 75 dolar, 2024’te 106 dolar, 2025’te ise 116 dolara ulaştığını vurgulayan Ersoy, 2025 yılı hedefinin 64 milyar dolar gelir olduğunu belirtmiş.

Merkez Bankası FED gibi ‘bekle gör’ dedi

Resim
  Türkiye, Ortadoğu’da savaş tamtamlarını çaldıran İran ve İsrail arasındaki çatışmaya ekonomik yönüyle hazırlıksız yakalandı. 

Enflasyon her kesimin sorunu!

Resim
Türkiye’nin yüzde 85’lere dayanan yüksek enflasyon süreci mayıs itibariyle TÜİK marifetiyle yüzde 35,41’e düşürüldü. Ancak ENAG’a göre yüzde 71,23 oldu.

Kırılgan ekonomi ile ne kadar gidebiliriz?

Resim
Türkiye ekonomisinin bugünkü temel sorununu, düşük büyüme oranı ya da potansiyel büyümenin sürdürülememesi, yüksek cari açık, yüksek bütçe açığı, yüksek enflasyon, yüksek oranlı dış finansman ihtiyacı, vergi yapısının bozukluğu ve düşük tasarruf oranları olarak özetleyebiliyoruz.