16 Nisan 2026

28 kilo TL, 1 kilo dolar: Bu bir ekonomi değildir…

 

Ekonomiyi artık sembollerle konuşmaya başladık. Mesela 5 milyon lira değerinde bir evi TL ile almak isterseniz 28 kilogram parayı taşımanız gerekiyor. Aynı evi dolarla almak istediğinizde 1 kilo 125 gram taşımanız yetiyor.

Bu söylediğim bir detaydan çok, ekonominin vardığı tablo…

Bizim en büyük banknotumuz 200 TL. Gerçekte 45 TL'ye dayanan 4.4 dolar.

Yani cebimizdeki en büyük banknot, artık uluslararası ölçekte bir “bozuk para” muamelesi görüyor.

Bunun adı değer kaybıdır, paranın sessiz çöküşüdür. Bu çöküş, beraberinde çok daha tehlikeli bir süreci tetikliyor.

Dolarizasyonu!

Vatandaş tasarrufunun eridiğini görüyor. Maaşının ay ortasında buharlaştığını yaşıyor. Bugün aldığı ürünün yarın daha pahalı olacağını biliyor. Böyle bir ortamda TL’de kalmıyor.

Bu anlattıklarımı sayısal verilere dökelim…

Bir ev almayı planladınız. Evin değeri 5 milyon lira olsun. 5 milyon lirayı nakit olarak en büyük para birimi 200 TL ile topladınız.

200 TL’den oluşan 100’lük bir deste 20 bin TL eder. 5 milyon TL, 200’lükten 250 adet deste demektir.

100’lük 1 deste 200 TL'nın ağırlığı 112 gram. 250 adet deste 28 bin gram yapar. Yani 28 kilogram.

Bu evi alırken, 28 kilo TL taşıyacaksınız. 

Dolar ile ödemek istediğinde tablo nedir?

5 milyon lirayı kuru 44 TL olan dolara böldüğümüzde 113 bin 637 $ eder. En büyük dolar birimi 100 $. Bir deste 100’lük 10 bin $ yapar. 113 bin 637 $ 10 bin dolara bölersek, 11 adet 100'lükten oluşan destemiz olur. (11.3 adet)

100 dolardan oluşan 1 deste 99 gramdır. 11.3 deste dolar 1 kilo 125 gramdır.

Vatandaş 28 kg TL banknot yerine, 1 kilo 125 gram dolar taşımayı tercih ediyor. 

İşte bütün bu veriler dolarizasyonunu tetikliyor.

Şimdi bazıları çıkıp çözüm diye “500 TL basalım, 1000 TL basalım” önerisi yapıyor.

Bu öneri, yangına su değil, benzin dökmektir. Çünkü büyük banknot çıkarmak, ekonomiyi düzeltmez.

Vatandaş, “Demek ki bu iş düzelmeyecek… Demek ki param daha da değer kaybedecek” diye düşünür. Ortaya sonra daha fazla dolarizasyon, daha fazla güvensizlik ve daha derin bir ekonomik kırılma çıkarır.

Yani bir ülkede insanlar kendi parasından kaçıyorsa, orada sorun faiz değildir, banknot değildir, teknik detaylar hiç değildir.

Peki çözüm ne olmalıdır?

Çözüm, para basmak değil, güven inşa etmektir.

Yani öngörülebilir bir ekonomi politikası ile tutarlı ve bağımsız karar mekanizmaları oluşturmaktır. Enflasyonla gerçek bir mücadele ise kurda sağlanacak istikrar ve tasarruf sahibine ‘korunuyorsun’ hissini vermektir.

Bunlar olmadan atılan her adım, pansuman bile değildir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

cemilcahitsaracoglu.blogspot.com