Kayıtlar

dış siyaset etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Türkiye “Dubai Modeli”ne mi Geçiyor?

Resim
Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi ile birlikte Hazine ve Maliye Bakanlığı bürokratlarınca Körfez’deki sermayenin savaş ile birlikte nasıl bir seyir izleyeceği yönünde son iki ayda başlatılan bir incelemenin perde arkasını anlatalım.

Kapitalizmin Kan Dolaşımı: Savaş, Kriz ve Banka Kârları…

Resim
“Emper-kapital”… Yani emperyalizm ile kapitalizmin iç içe geçtiği, sermayenin sınır tanımadığı aşama. Bugün o finans kapitalin omurgasını kim oluşturuyor? Bankalar. Modern kapitalist düzende üretimden çok finansın belirleyici olduğu bir evreye geldik. Bugün dünyada olup biten hiçbir büyük kriz “tesadüf” değil. Her kriz, sermaye için yeniden paylaşım fırsatı. Her savaş, finans kapital için yeni bir bilanço kalemi. Yıkılan şehirler, yerinden edilen halklar, çöken ekonomiler… Bunların tamamı birilerinin gelir tablosunda “kâr” olarak yazılıyor.

Körfez Sermayesi Geldiğinde Vatandaş Kazanır mı?

Resim
  Ortadoğu’da dengeler değişiyor. Yıllarca güvenliğini ABD’ye yaslayan Körfez monarşileri, İran karşısında bu korumanın sandıkları kadar güçlü olmadığını gördükçe yeni “liman” arayışına yöneldi. Türkiye ise tam bu noktada devreye girecek önemli bir çalışma içerisinde. Vergi indirimleri, özel teşvikler ve yatırımcı dostu düzenlemelerle bu sermayeyi çekmeye hazırlanıyor.

Sinyaller Sıkıntı İşareti mi?

Resim
Okurlardan gelen sorular aynı noktada birleşiyor: “Ekonomide son haftalarda gelen sinyaller, yaklaşan bir krizin habercisi mi?” Soğukkanlı olalım ama gözümüzü de kapatmayalım.

Avantajlarını Yenilemeyen Ülke...

Resim
Bir ülke kendi avantajlarını ve dezavantajlarını doğru tespit edemiyorsa ne ekonomi yönetebilir ne de refah üretebilir. Bu kadar basit. Çünkü üretim maliyetleri, kaynak yapısı ve rekabet gücü; hamasi söylemlerle değil, gerçeklerle belirlenir. Ve bu gerçeklerle yüzleşmeden kalkınma hayali kurmak, sadece kendini kandırmaktır. Türkiye tam da bu noktada kritik bir kırılmanın içerisinde...

Çanlar Kimin İçin Çalacak?

Resim
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) son aldığı kredi kartlarındaki limitlerin düşürülmesi kararı, “Kartlarda kredi limiti mi düşürüldü yoksa, ekonomi yönetiminin kredisi mi” sorusuna yol açtı.

Devlete Borç Veren Mutlu Azınlığın oranı...

Resim
Gelir ikiye bölünür. Emeği ile geçinenler yani günde 8-10 saat çalışma karşılığında aldığı ücretle geçinenler. Bir de paradan para kazananlar. Sermayesini işletenler. O gelirlere kar, faiz ve rant denilir. Uzun bir süredir adaletsizlik burada yaşanıyor. Emeği ile geçinenlere para yok ama kar, faiz ve rant geliri sahipleri milyonlarına milyon katıyor.

Sefalet Ücretini Düzeltecek Yöntem…

Resim
Dar ve sabit gelirliler üzerinde TÜİK marifetiyle ‘sefalet ücretine’ devam edilirken, istenirse ücretliler üzerindeki vergi dilimi yükü bir nebze de olsa düşürülebilir… Çoğunuzun bildiği bir konudan bahsedeceğim.

TÜİK ‘Yoksulluğun’ Sadece Adı Kaldı Diyor...

Resim
Yılın son günü TÜİK’ten “Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistikleri, 2025” verileri geldi. Verilere bakınca TÜİK’in enflasyondan sonra yoksulluğu da ‘dize’ getirdiği görülüyor. TÜİK’e göre göreli yoksulluk oranı 0,6 puan düşerek yüzde 13 olmuş. 

Uzun Süreli Durgunluğun Mirasına Hazır mıyız?

Resim
ABD Başkanı Trump’ın Ankara Büyükelçisi ve Suriye özel temsilcisi Tom Barrack üzerinden, “Türkiye artık ‘S-400’leri kullanmamalı ve bulundurmamalı” sözleri ile F-35 şartını gündeme getirmesi, aslında üye olduktan sonra başımızı beladan kurtaramadığımız NATO ortaklığının Türkiye’ye dayatmasından başka bir şey olmadığı bir gerçek. Bu şartın ardından Rusların yaptığı ve işleteceği Akkuyu Nükleer Santralinin kapatılması da gelir mi? Bekleyip göreceğiz

Ekonomi mala-davara faydalı büyümemiş…

Resim
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) üçüncü çeyrek büyüme verilerini açıkladı. Buna göre Türkiye üçüncü çeyrek olan Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarını kapsayan üç aylık dönemde, bir önceki üç aylık döneme göre yüzde 1,1 büyüme göstererek yüzde 3.7 büyüdü.  Peki bu büyüme mala-davara faydalı büyüme mi bir bakalım....

Bütçenin açığı ve ekonomide daralma sinyali!

Resim
Eylül ayının ardından Ekim ayında da bütçede açık görüldü. “MB enflasyonu dizginleyemiyor, peki bütçe tutar mı?” başlıklı yazımızda, “Bütçenin önümüzdeki yıl ekonomiyi düze çıkaracak bir yetkinlikte olup olmadığına bakıldığında; mesela Orta Vadeli Program’da (OVP) her 100 liralık verginin 2024’te 17 lirası, 2025’te 19 lirası faize giderken, 2026’da yaklaşık 20 lirasının faize gidecek. Dolayısıyla toplanan paraların önemli bir kısmının faize aktarılacak olması insanı düşündürüyor” notu düşmüştük.

Artık iktidarın vekilleri de dile getiriyor!

Resim
Türkiye’nin epey uzun yıllardır bir türlü yapamadığı vergi reformunun eksikliğinden artık iktidar vekilleri ve ortakları da rahatsızlıklarını dile getiriyor. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda 2026-2028 Merkezi Yönetim Bütçe Teklifinin görüşmeleri çerçevesinde her gün bir bakanlığın bütçe görüşmeleri yapılıyor. 6 Kasım 2025 günkü komisyon toplantısında ise Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın bütçe görüşmeleri yapıldı.

Dışarıdan katılımlı yeni kabinenin ayak sesleri….

Resim
Türkiye’nin gelişmesinin önündeki engellerin başında koalisyonlu iktidarların olduğu gerekçesiyle kurgulanan Türk tipi! Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi hemen her dönem bir koalisyon ortağına ihtiyaç duymayı sürdürüyor. Bir süredir Ak Parti ve MHP koalisyon ortakları arasında bir gerilimin olduğu konuşulurken, 29 Ekim resepsiyonuna MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve kurmaylarının katılmaması Ankara kulislerini yeniden hareketlendirdi.

AK Parti yeni yasama yılına hızlı giriyor

Resim
AK Parti, belediyelerin hem gelir kalemlerine hem de harcamalarına yönelik önemli bir çalışma içerisinde. TBMM’ye önümüzdeki günlerde sunma hazırlığında olduğu mahalli idareler yasasında, belediyelerin önemli gelir kalemi olan emlak vergilerindeki fahiş artışlar, emlağın bulunduğu yere ilişkin ‘bölgesel oran’ ve belediyelerin yatırım bütçelerinin sınırları, kültürel aktivitelere aktarılacak ödeneğe sınırlama gibi bir dizi madde yer alacak.

Mükellefe ‘geç-geç’, muhasebeciye ‘hesabı sen geç’ devri

Resim
  İş dünyası bugüne kadar sıklıkla çıkarılan aflar ve matrah artırımı uygulamalarından o kadar mutlu oldu ki; neredeyse mükelleflerin yüzde 65’inden fazlası cari dönem vergilerini ‘nasılsa af çıkarılır’ düşüncesiyle ödemeye bile gerek görmedi. Vergilere konulan gecikme cezaları çıkarılan aflarla silindi, ana paraya yüzde 3’lük bir artışla 2’şer ay arayla ödenmek üzere 36 ay vadeli bir programla tahsilat yapıldı. Ancak ‘nasıl olsa hükümet paraya sıkışacak bir daha af getirecek’ düşüncesini mükellefin kafasına sokan Hazine ve Maliye Bakanlığı, 36 ay vadeye bağlanarak tahsilata geçirdiği eski vergilerini de alamıyor.

Fahiş emlak vergilerinde savunma istenmeye başladı

Resim
Hatırlarsınız 2026 yılına ilişkin belediyelerin emlak rayiç bedellerini fahiş tutarda artırması kararını. Çok geniş kesimleri kapsadığı için ciddi bir infial yaratmıştı. Ağırlıklı olarak CHP belediyelerinin olduğu yerlerde 2025 yılı emlak vergilerine göre 40-50 kat artış gelecek. Söz konusu artış kararı bir kanuni düzenleme yapılmazsa ya da vergi mahkemelerince iptal edilmezse kesinleşmiş durumda. Ağustos ayı sonuna kadar vergi mahkemelerine itiraz hakkı vardı. Bu süre de yıl sonuna kadar uzatıldı. Bu arada fahiş artış tutarlarına itiraz edenler oldu. H.K isimli bir yurttaşın yaptığı itiraza mahkeme ilgili belediyeden savunma istedi.

Yoksulluğun resmini yapabilir misin?

Resim
1974'lü yılların Türkiye’sinin ekonomisini en iyi anlatan albümlerden biriydi Cem Karaca ile Dervişhan’ın birlikte seslendirdiği “Yoksulluk Kader Olamaz” albümü. Geçenlerde nereden aklıma geldiyse yine çıkarıp dinledim...

Emlak vergilerindeki kaosa yasal düzenleme geliyor

Resim
Günlerdir ülke gündemini meşgul eden 2026 yılında ödenmek üzere takdir komisyonlarınca fahiş oranda belirlenen emlak rayiç bedellerinin iptaline ilişkin dava açma konusunda tereddüt edenler açısından bir bilgi verelim. Tereddütün temel nedeni de 3 bin 600 lira olan vergi mahkemesi harç tutarıydı.

Emlak vergileri bilek güreşine döndü…

Resim
Emlak vergisinde 2026 yılında büyük gürültü koparacak süreci önlemeye yönelik önümüzdeki pazartesi günü vergi mahkemelerine başvuruda son gün. Bu konuyu üç yazımızda dile getirdik. Konu dar ve sabit gelirliler ile emekli olup da çalışmak zorunda kalan yurttaşlar açısından çok önemli ve siyaseten bilek güreşi yapılacak bir mesele değil.