Dünya Sağlık Örgütü (WHO) şehirlerde kişi başına düşen yeşil alanın en az 9 metrekare olması gerektiğini, 10-15 metrekarenin ise ideal olduğunu belirtir.
Dünya şehirleriyle ilgili istatistiksel raporlar yayınlayan World Cities Culture Forum’un son raporunda 34 büyük kentin halka açık yeşil alanlarının kentlerin yüzölçümüne ve nüfus kalabalıklığı ölçeğine bakıldığında İstanbul’un yüzde 2.2 ile kamuya açık yeşil alan yüzdesinde dünyanın en düşük şehri olduğu göze çarpıyor.
Biz uzun bir zamandır yeşil alanların şehirlerin en önemli
yatırımlarından biri olduğu gerçeğini göz ardı ediyoruz. Şehirleri yaşanabilir
yapanın, erişebilir olan yeşil alanlar olduğunu göz ardı ediyoruz. Şehirler,
ormanlarla iç içe olduğu zaman, insanların daha sağlıklı ve mutlu olduğunu göz
ardı ediyoruz. Yeşil alansız şehirleşmenin olmayacağını, ağaçsız şehirlerin,
insanları hasta ettiğini ve erken ölümlerine neden olduğunu göz ardı ediyoruz.
86 milyonluk nüfusun yılda 276 milyon kez hastanelere gitmesinin
nedenlerinin başında, aslında yaşadıkları şehirlerde ‘sağlıklı nefes’
alamadıkları mıdır? Hiç merak etmiyoruz!
Askeri alanlar TOKİ’ye...
Geçtiğimiz yazıda TBMM’de görüşülen “Tapu Kanunu ile Bazı
Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair
Kanun Teklifin” 19’uncu maddesine dikkat çekerek, “Hazine arazileri kimin
olacak?” sorusunu dile getirmiştik.
Kanun teklifinin 19’uncu maddesine eklenen ek madde ile 1960
tarihli ve 189 sayılı kanun kapsamındaki Milli Savunma Bakanlığı’nın (MSB) artık
ihtiyaç duymadığı askeri araziler de bu kapsama dahil ediliyor. Resmi tanımıyla
“lüzumu kalmayan” alanlar, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı uygun görürse devre
hazır hale getirilecek.
Üstelik kulislerde konuşulan rakamlar az buz değil. Bakanlık
koridorlarında milyonlarca metrekarelik alanın bu kapsamda olduğu
dillendiriliyor.
Kanunda diyor ki; yerleşim yerlerinin ve toplumun afetlere
karşı dirençliliğinin artırılmasında kullanılacak. 6306 sayılı Kanun kapsamında afet riski altındaki alanların dönüşümünde
kullanılacak. 2985 sayılı Toplu Konut Kanunu (TOKİ), düşük ve orta gelirli
vatandaşların konut ihtiyacını karşılamak amacıyla kullanılacak. 6 Şubat 2023 depremleri sonrası 7452
sayılı Kanun kapsamında afet bölgelerinde yerleşim ve yapılaşma uygulamalar
için Bakanlığın bağlı, ilgili ve ilişkili kurum, kuruluş ve bunların müessese,
bağlı ortaklık ve iştiraklerine aktarılacak.
Şehirlerin ihtiyacı beton mu?
Yoksa kuraklığın daha da
sertleşeceği önümüzdeki yıllara bakarak yeşil alanların artırılarak nefes
alınacak ortamın yaratılması mı?
Yazının girişinde dile getirdiğimiz dünya şehirlerinde
kamuya açık yeşil alan yüzdesi en yüksek olan şehirlere nüfusları ölçeğindeki
verileri de aktaralım…
Oslo: Nüfus: 1.7 milyon- Kamusal yeşil alan yüzde 68
Singapur: Nüfus: 5.61 milyon- Kamusal yeşil alan yüzde 47
Sidney: Nüfus: 5,1 milyon- Kamusal yeşil alan yüzde 46
Viyana: Nüfus: 1.87 milyon- Kamusal yeşil alan yüzde 45,5
Kamuya açık yeşil alan yüzdesi en düşük olan şehirlere
bakıldığında ise;
Tokyo: Nüfus: 35 milyon- Kamusal yeşil alan yüzde 7.5
Bogota: Nüfus: 7,2 milyon- Kamusal yeşil alan yüzde 4.9
Taipei: Nüfus: 2,7 milyon- Kamusal yeşil alan yüzde 3,4
İstanbul: Nüfus: 15 milyon- Kamusal yeşil alan yüzde 2,2

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
cemilcahitsaracoglu.blogspot.com