Fon mağduru yatırımcı ne yapmalı?
SPK’nın 23 Eylül 2026 tarihli açıklamasında 131 fonun tasfiyesine ilişkin süreç ve bu fonlardaki tekil yatırımcı sayısının 455 bin 758 olduğu ortaya çıktı. Rakamın büyüklüğü, meselenin birkaç yatırımcının zararından ibaret olmadığını gösterirken, SPK yeni bir karar açıkladı. Son kararı ile 2 tüzel ve 37 gerçek kişi hakkında 2 yıl süreli işlem yasağı getirildi. 37 gerçek kişi hakkında suç duyurusunda bulunuldu. 24 gerçek kişi hakkında da lisans iptali kararı verildi.
Peki parasını fona yatıran vatandaş, uğradığı
zararın karşılanması için ne yapabilir?
Bir yatırım hesabındaki rakamın bir sabah ansızın
küçülmesi, sadece finansal bir kayıp değildir. O rakam; yılların emeği,
emeklilik hayali, çocukların geleceği, kimi zaman da bir ailenin bütün
birikimidir.
Fon krizinin mağduru
yatırımcıların bugün sorduğu soru bu yüzden; Paramı geri almak için ne
yapmalıyım? yönünde oluyor.
Fon mağdurları gelişmeleri
takip ederken, yapmaları gereken bazı adımları olacak. Bunların başında önce
kendi dosyanızın oluşturulması gelmeli. Yani, yatırım tarihi, yatırılan tutar,
alınan katılma payları, satış veya iade talepleri ve hesabın bugünkü durumunu
belirleyin. Banka ve aracı kurum ekstreleri, MKK kayıtları, dekontlar, fon
belgeleri, KAP açıklamaları ve yatırım kararını etkileyen yazışmaları da bir
araya getirin.
Yarın dava konusuna
girecekseniz, hukuki olarak mağduriyetinizin büyüklüğü kadar, zararın nasıl
oluştuğunu kanıtlamanız da önemli olacak.
Tasfiye ne anlama
geliyor?
Fonların tasfiyeye alınması,
yatırımcının parasını otomatik olarak ve bütünüyle geri alacağı anlamına
gelmiyor maalesef. Fondaki varlıkların nakde çevrilmesiyle ortaya çıkacak
tutar, ilgili mevzuat çerçevesinde yatırımcılara dağıtılıyor.
Dolayısıyla tasfiye sürecini
mutlaka izlemelisiniz. Burada bir hatırlatma da yapalım. Tasfiye ödemesi ile
varsa hukuka aykırı işlemden doğan tazminat talebinin farklı olacağını
hatırlatalım.
Savcılık ve
tazminat yolu
Zararın suç teşkil eden
işlemlerden kaynaklandığını düşünüyorsanız, avukatınız üzerinden Cumhuriyet
Başsavcılığına başvurmalısınız. Başvuruda avukatınız da söyleyecektir; “Önemli
olan, genel iddiaları tekrarlamak yerine yatırımcının kendi işlem ve zararını
somutlaştırmasıdır.”
Ne zaman yatırım yaptınız?
Hangi tutarı ödediniz? Hangi tarihte çıkış istediniz? Zararınız hangi işlem
sonucunda ortaya çıktı? gibi soruların cevabı belgelerle ortaya koymalısınız.
Bir başka uyarıyı da yeni
mağduriyet ihtimalinin olacağı duruma girmemeye çalışmanızla ilgili yapalım. Büyük
finansal krizler, büyük vaatleri de beraberinde getiriyor çünkü.
“Toplu dava
açıyoruz, herkes parasını alacak”
veya “zararın tamamını devlet karşılayacak” gibi kesin ifadeleri belge
ve hukuki dayanağını görmeden kabul etmemenizi öneririm.
Açıkçası, mağdur olan
yatırımcını bugün yapılacakları “belgelerin toplanması, işlem geçmişinin
çıkarılması, zararın hesaplanması, tasfiye sürecinin takip edilmesi ve en
önemlisi, dosyanızı sermaye piyasası alanında uzman bir hukukçuya inceletmeniz”
olduğunu bilmelisiniz.
Çünkü böyle büyük dosyalarda
hakkını aramanın ilk şartı, kendi hakkını ve zararını belgeleyebilmek olduğunu
bütün hukukçular dile getiriyor.
Bu nedenle paranız bugün kaybolmuş olabilir, ama delilin kaybolmasına izin vermemek hâlâ sizin elinizde.

Yorumlar
Yorum Gönder
cemilcahitsaracoglu.blogspot.com