Kayıtlar

Ramazan Zamları İlk Çeyrek Enflasyonu Tetikleyecek

Resim
Ekonomi yönetiminin ve onlara hak veren iş dünyamızın bazı profilleri 2026 yılına büyük umutlar bağlayan mesajlar verse de 2026’da ekonominin nasıl olacağına ilişkin ilk veriler TÜRK-İŞ’in açlık ve yoksulluk rakamları ile bir fikir verdi.

Altına Hücum ‘Hüsrana Hücum'a Dönüşebilir…

Resim
Altın, son günlerde rekor üstüne rekor kırarak gidiyor. Jeopolitik ve ekonomik belirsizlikler bu artışta etkili olurken, ABD dolarına yönelik şüpheler de kurumsal yatırımcıları bu varlıklara yöneltiyor

2026 Dünyayı Başka, Bizi Başka Etkiler mi?

Resim
Dünyada bu yıl ve önümüzdeki yıllarda yaşanacakların bizi etkilemeyeceğini söyleyemeyiz. Ancak, bize ait sorunlarımızı çözemezsek, bizim gibi ülkelerde  küresel risk etkisi katlamalı  olacak

Yaz Saati ile Tasarruf Ettik mi? -2

Resim
Kalıcı yaz saatinin Türkiye’nin enerji faturasını düşürüp düşürmediğini sorgulamaya devam ediyoruz. Bu bölümde uygulamanın etkilerinin çalışma hayatı ve günlük yaşam ile eğitim ve toplum psikolojisi yönüyle irdeleyelim.  Sonunda da çözüm önerimizi verelim…

Yaz Saati ile Tasarruf Ettik mi? -1

Resim
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, g eçtiğimiz yılın kasım ayında yaz saati uygulaması sayesinde 2016’dan bu yana 13 milyar kilovatsaat enerji tasarrufu sağlandığını söyledi.  CHP’li Ali Karaoba'nın ise uygulamanın başladığından bu yana geçen 9 yılda yapılan tasarrufun kişi başı 1 doların bile altında kaldığını söylemesi dikkat çekti. Biz de hakikaten övünülen tasarruf büyüklüğü karşısında  ‘atılan taşın kurbağayı ürkütüp ürkütmediğine’  bakalım istedik.

Devlete Borç Veren Mutlu Azınlığın oranı...

Resim
Gelir ikiye bölünür. Emeği ile geçinenler yani günde 8-10 saat çalışma karşılığında aldığı ücretle geçinenler. Bir de paradan para kazananlar. Sermayesini işletenler. O gelirlere kar, faiz ve rant denilir. Uzun bir süredir adaletsizlik burada yaşanıyor. Emeği ile geçinenlere para yok ama kar, faiz ve rant geliri sahipleri milyonlarına milyon katıyor.

Gözler Patronlara Çevrildi…

Resim
Asgari ücrete yüzde 27’lik artış oldu. Bu artış, asgari ücretli olmayan kesimlerde de bir beklenti yarattı. Ama öyle bir durumdayız ki, ücretlere gelen zammı devlet belirliyor. Halbuki örgütlü ve sendikalı olarak pazarlıkla bu zamları belirleyebilmeliyiz. Ama pazarlık gücümüz yok. Tepeden yüzde 25-27 olacak deniliyor ve o oranda karar kılınıyor. Sesini çıkarabilen var mı, yok?