Artırılan faiz bir yandan yerli parayı değerlendirerek ithal girdi fiyatlarını düşürür, diğer taraftan talebi yavaşlatır. Talep zayıfladığı zaman fiyatlama davranışlarında aşağı yönlü baskı oluşur. Bu şekilde enflasyon inişe geçer.
TBMM'ye sunulan 20 maddelik “Bankacılık Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 655 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” ile TMSF'nin elinde bulunan ve kayyım atanan şirketlerde malvarlığı payları bulunanlarla ilgili sahiplerinden mahkemelerce kaçak kararı olanların bu paylarının kısmen veya tamamen satışına imkan getiriliyor.
İktidar konutlardaki KDV oranlarında yeni kararlar aldı. Ancak, ekonomik durumu zayıf kesimlerin alacağı konut büyüklüğü ile lüks konut sınıflamasına giren büyüklükteki konutlarda ciddi çarpıklık oluştu.
Hükümetin TBMM’ye sunduğu Kanun Teklifi’nde Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 359 sayılı sahte fatura düzenleme ve kullanma suçunu işleyen maddeye getirilen yeni durumun ‘sahte belge düzenleyicilere af’ olarak nitelendiriliyor.
Türkiye, çiçeği burnunda yeni Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’nin gözlerindeki ‘ışığa’ odaklanarak, elindeki döviz mevduatlarını Kur Korumalı Mevduat ile TL’ye çevirip Merkez Bankasına yatırdı.
Akaryakıt fiyatlarında yaşanan yükseliş yönlü dalgalanmanın nasıl, neden, hangi şartlarda oluştuğunu son yazımızda anlatmıştık. Şimdi ise bu artışların nerede duracağını, nerede inişe geçtiğini, dilim döndüğünde anlatmaya çalışayım.
İktidarın geçtiğimiz yaz aylarından bu yana başlattığı ‘düşük faiz yüksek kur’un yarattığı dengesizlik ülkede enflasyonu tırmandırmaya başlarken, Rusya-Ukrayna meselesi ise enflasyon üzerine deyim yerindeyse ‘tüy’ dikti.