28 Nisan 2026

Türkiye “Dubai modeli”ne mi geçiyor?


Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi ile birlikte Hazine ve Maliye Bakanlığı bürokratlarınca Körfez’deki sermayenin savaş ile birlikte nasıl bir seyir izleyeceği yönünde son iki ayda başlatılan bir incelemenin perde arkasını anlatalım.

23 Nisan 2026

Kapitalizmin kan dolaşımı: savaş, kriz ve banka kârları…

“Emper-kapital”… Yani emperyalizm ile kapitalizmin iç içe geçtiği, sermayenin sınır tanımadığı aşama. Bugün o finans kapitalin omurgasını kim oluşturuyor? Bankalar.

Modern kapitalist düzende üretimden çok finansın belirleyici olduğu bir evreye geldik. Bugün dünyada olup biten hiçbir büyük kriz “tesadüf” değil. Her kriz, sermaye için yeniden paylaşım fırsatı. Her savaş, finans kapital için yeni bir bilanço kalemi. Yıkılan şehirler, yerinden edilen halklar, çöken ekonomiler… Bunların tamamı birilerinin gelir tablosunda “kâr” olarak yazılıyor.

20 Nisan 2026

Arada kalanların hikâyesi…


1999-2008 arasında işe girenlerin emeklilik hayatına ulaşma koşulları içler acısı….

Çalışma hayatı ile ilgili yıllar içinde alınan siyasi kararlar açık bir adaletsizlik ürettiği için yaşanan tablo artık zorluk sınırını aşıyor. Adaletsizlik hissine dönüşüyor. Milyonlarca insan ne tam anlamıyla emekli olabiliyor ne de çalıştığı yılların karşılığı olan kıdem tazminatına ulaşabiliyor.

Aynı işi yapan insanlar, sadece işe başlama tarihleri farklı diye bambaşka kurallara tabi tutuluyor.

16 Nisan 2026

28 kilo TL, 1 kilo dolar: Bu bir ekonomi değildir…

 

Ekonomiyi artık sembollerle konuşmaya başladık. Mesela 5 milyon lira değerinde bir evi TL ile almak isterseniz 28 kilogram parayı taşımanız gerekiyor. Aynı evi dolarla almak istediğinizde 1 kilo 125 gram taşımanız yetiyor.

Bu söylediğim bir detaydan çok, ekonominin vardığı tablo…

14 Nisan 2026

Yoklama krizi…

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaşanan Genel Kurul’a katılma ile ilgili son yoklama tartışması, ilk bakışta sıradan bir siyasi polemik gibi görünebilir. İktidar kanadı muhalefeti suçluyor, muhalefet ise iktidarın Meclis’e sahip çıkmadığını söylüyor. Oysa mesele ne yoklama isteyen muhalefet ne de oturumu yöneten başkan vekili… Mesele çok daha derinde. 2018 sonrası kurulan yeni sistemin doğasında.

09 Nisan 2026

Körfez sermayesi geldiğinde vatandaş kazanır mı?

 
Ortadoğu’da dengeler değişiyor. Yıllarca güvenliğini ABD’ye yaslayan Körfez monarşileri, İran karşısında bu korumanın sandıkları kadar güçlü olmadığını gördükçe yeni “liman” arayışına yöneldi. Türkiye ise tam bu noktada devreye girecek önemli bir çalışma içerisinde. Vergi indirimleri, özel teşvikler ve yatırımcı dostu düzenlemelerle bu sermayeyi çekmeye hazırlanıyor.

06 Nisan 2026

Toprak yönetmelikle korunur mu?

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Resmi Gazete’de 4 Nisan tarihinde yayımladığı “Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Hakkında Yönetmeliği”ndeki ifadeler işin uzmanlarınca ciddiye alınmadı. 26 maddelik yönetmeliğin 15’inci maddesi “Büyük ovalarda tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı”nı, 16’ncı maddesi “Tarım arazilerinin tarım dışı amaçlı kullanımı ile ilgili genel hükümlerini” kapsıyor.

03 Nisan 2026

Savaş uzadıkça maliyet büyüyor, iyimserlik eriyor

Türkiye ekonomisi 2026 yılına zaten derinleşen bir geçim kriziyle girmişti. Şimdi bu kırılgan zemine bir de jeopolitik şok eklenmiş durumda. Ekonomi yönetiminin dile getirdiği “enflasyonu kontrol altına aldık” söylemi, sahadaki gelişmelerle giderek daha fazla çelişiyor. Çünkü savaşın tetiklediği enerji fiyatları, bütün hesapları yeniden bozuyor.

31 Mart 2026

Kışladan konuta…

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) şehirlerde kişi başına düşen yeşil alanın en az 9 metrekare olması gerektiğini, 10-15 metrekarenin ise ideal olduğunu belirtir.

Dünya şehirleriyle ilgili istatistiksel raporlar yayınlayan World Cities Culture Forum’un son raporunda 34 büyük kentin halka açık yeşil alanlarının kentlerin yüzölçümüne ve nüfus kalabalıklığı ölçeğine bakıldığında İstanbul’un yüzde 2.2 ile kamuya açık yeşil alan yüzdesinde dünyanın en düşük şehri olduğu göze çarpıyor.

27 Mart 2026

Hazine arazileri kimin olacak?


Hazine taşınmazları…
Yani bu ülkenin ortak malı.
Yani 85 milyonun hakkı.

Ama yıllardır herkesin bildiği bir gerçek var:
“Adamını bulanın” göz diktiği yerlerdir buralar.