Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Resmi Gazete’de 4 Nisan tarihinde yayımladığı “Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Hakkında Yönetmeliği”ndeki ifadeler işin uzmanlarınca ciddiye alınmadı. 26 maddelik yönetmeliğin 15’inci maddesi “Büyük ovalarda tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı”nı, 16’ncı maddesi “Tarım arazilerinin tarım dışı amaçlı kullanımı ile ilgili genel hükümlerini” kapsıyor.
Cemil Cahit Saraçoğlu ile Eko-Politik
Türkiye ve dünyadan son dakika ekonomi ve politika haberlerini, finans dünyasına dair güncel haberleri okuyabilirsiniz.
06 Nisan 2026
03 Nisan 2026
Savaş uzadıkça maliyet büyüyor, iyimserlik eriyor
Türkiye ekonomisi 2026 yılına zaten derinleşen bir geçim kriziyle girmişti. Şimdi bu kırılgan zemine bir de jeopolitik şok eklenmiş durumda. Ekonomi yönetiminin dile getirdiği “enflasyonu kontrol altına aldık” söylemi, sahadaki gelişmelerle giderek daha fazla çelişiyor. Çünkü savaşın tetiklediği enerji fiyatları, bütün hesapları yeniden bozuyor.
31 Mart 2026
Kışladan konuta…
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) şehirlerde kişi başına düşen yeşil alanın en az 9 metrekare olması gerektiğini, 10-15 metrekarenin ise ideal olduğunu belirtir.
Dünya şehirleriyle ilgili istatistiksel raporlar yayınlayan World Cities Culture Forum’un son raporunda 34 büyük kentin halka açık yeşil alanlarının kentlerin yüzölçümüne ve nüfus kalabalıklığı ölçeğine bakıldığında İstanbul’un yüzde 2.2 ile kamuya açık yeşil alan yüzdesinde dünyanın en düşük şehri olduğu göze çarpıyor.
27 Mart 2026
Hazine arazileri kimin olacak?
Ama yıllardır herkesin bildiği bir gerçek var:
“Adamını bulanın” göz diktiği yerlerdir buralar.
25 Mart 2026
Sinyaller sıkıntı işareti mi?
Soğukkanlı olalım ama gözümüzü de kapatmayalım.
19 Mart 2026
Avantajlarını yenilemeyen ülke, dezavantajlarına mahkûm olur
Bir ülke kendi avantajlarını ve dezavantajlarını doğru tespit edemiyorsa ne ekonomi yönetebilir ne de refah üretebilir. Bu kadar basit.
Çünkü üretim
maliyetleri, kaynak yapısı ve rekabet gücü; hamasi söylemlerle değil,
gerçeklerle belirlenir. Ve bu gerçeklerle yüzleşmeden kalkınma hayali kurmak,
sadece kendini kandırmaktır.
Türkiye tam da bu noktada kritik bir kırılmanın içerisinde...
16 Mart 2026
Savaşı başlatanların masalları…
12 Mart 2026
Ortadoğu Savaşı Türkiye’de yeni bir kriz yaratır mı?
Türkiye, sermaye hareketlerinin serbest bırakıldığı 1989 yılından bu yana birçok ekonomik sarsıntı yaşadı.
1994 krizi, 2000–2001 finansal çöküşü, 2008–2009 küresel krizi ve son olarak 2018–2022 kur ve enflasyon dalgası…
Her krizin nedeni farklıydı.
Ama sonuçları neredeyse aynıydı:
yüksek enflasyon, daralan üretim, yükselen işsizlik ve toplumun satın alma gücünde sert düşüş.
Şimdi ise Türkiye bambaşka bir riskle karşı karşıya.
09 Mart 2026
Savaş tamtamları petrole ve enflasyona kazandırıyor
Ortadoğu’da yükselen savaş tamtamları yalnızca bölgeyi değil, dünya ekonomisinin kırılgan damarlarını da titretiyor. İran’a yönelik baskı ve saldırı söylemleri sürerken, Washington’un dünyaya anlattığı hikâye yine aynı: “nükleer tehdit.” Oysa İran’ın nükleer programının temelleri, bizzat Batı’nın açık desteğiyle, Şah Rıza Pehlevi döneminde atılmıştı.
06 Mart 2026
Hürmüz Boğazı ve Maliye'nin ÖTV'si….

İsrail-ABD-İran üçgenindeki gerilimin şimdilik daha fazla tırmanmayacağı görülüyor.
İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatma tehdidi sert bir siyasi mesaj olabilir. Ancak ekonomik gerçekler bu tehdidin uygulanabilir olmadığını gösteriyor.
Böyle bir hamle:Küresel ekonomiyi sarsar,
Çin’i rahatsız eder,
Ama en ağır faturayı yine İran’a keser.
Hazine 3 gün özellikle bekledi








