Kamu personel düzenlemeleri son yıllarda o kadar çok değiştirildi ki; sonunda dikiş tutmayan bir ücret politikası ortaya çıktı. Bir kısım kamu personelinin yetersiz ücretinin artırılması ise ‘özel sektöre gidecek’ gerekçeler uydurularak artırılmaya çalışıldı.
Benzer bir gerekçeyle ücret artışı hikayesi de TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda hafta
başı (1 Aralık 2025) Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nın bütçesinin görüşmelerinde yaşandı. Gece
yarısı merkez teşkilatındaki kariyer meslek mensupları ve yöneticilerinin mali
haklarına artış getiren bir önerge sunuldu. Bu önergeye iktidar ve
muhalefetin tamamı destek verdi.
Biz de sonu gelmeyen maaş artış hikayelerinden birinin daha
alabildiğim perde arkasını anlatayım…
Konuyu değerlendiren eski bürokratlar, “Bütçe
görüşmelerine önerge konulması aslında komisyonun bir irade göstermesi
açısından önemli” değerlendirmesi yaptılar. Devamında da “Bu
önerge net bir metin değil. Uygulanması sıkıntılı. Ama o zaman da sormazlar mı; ‘Yapamayacağın şeyi neden
koyuyorsun. Enine boyuna neden tartışmıyorsun” yorumunu yaptılar.
Ayrıca, Anayasa’nın 161’inci maddesinin ‘Bütçe Kanununa bütçe dışında
hükümler konulamaz’ amir hükmüne göre bütçeye konulamayacağı
anlaşılınca, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmekte olan vergi paketi kanun
teklifine eklendiğine dikkat çektiler.
Gece yarısı vekillerin yorgun olduğu esnada getirilen önergeye muhalefet de bakmadan onay verdiği için sonra fark edildi yapılan hata. Açıkçası, başından beri kariyer mensuplarında merkez-taşra ayrımı yapacağı için bu yönüyle de eksik olacağı eleştirileri yapılan önerge bu kez Genel Kurul’da muhalefetin ısrarı sonucu geri
çekilmeye çalışıldı. Ancak Bütçe Komisyonu’nda onaylanmış bir önergenin Genel
Kurul safhasında geri çekilebilmesinin iki yolu var.
İlki, Plan Bütçe Komisyonu raporu çıkmamış olduğu süre zarfında Plan Bütçe Komisyonu toplanarak önergenin geri çekilmesini sağlayabilir. İkincisi ise Genel Kurul’da
görüşmeleri esnasında verilecek ‘geri çekilmesi’ kararı ile önerge
geri çekilebilir.
Genel Kurul safhasında ‘geri çekilme!’ kararının oluşturulmasına karar verildiğini söyleyelim. Saadet-Gelecek Partilerinin oluşturduğu parlamento grubunun Grup Başkanı Selçuk Özdağ bize şunları söyledi:
“Grup Başkanvekilleri olarak görüşülürken itiraz
ettim. Merkez’de 70-80 bin kişiye ücret artışı getiriliyordu. Biz bunu uygun
görmedik. ‘Tüm bürokrasiye verilirse’ olur dedik. 6.5 milyon
memurumuz var, bunların 6.4 milyonu mağdur olacak. Ayrıca 16.5 milyon emeklimiz
var onları olumsuz etkileyecek” dedik. Vekillere danışmanlık yapan ‘meclis
uzmanlarına verelim’ dediler. ‘Bu kesim kıdem tazminatı alamıyor,
onların maaşlarını artıralım’ dediler. Şunu anlattık: ‘Biz bu
arkadaşlara vermeyelim’ demiyoruz, getirin izahını doğru
yapacağınız bir düzenlemeyi o zaman konuşuruz.’ Yine taşra ve merkez uzmanları düşük ücret
alıyorlarsa kamuoyu önünde tartışalım yapalım. Ancak böyle ‘yangından mal
kaçırır şeklinde olmasın’ dedik.” Özdağ aslında bu sözleriyle önergenin yaratacağı
sıkıntıları anlatmış oldu.
Tüm muhalefetin anlamadan araştırmadan komisyonda onayladığı
önerge ile ilgili CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır da, “Türkiye’nin her
yerinden bazı bürokratlara ilişkin zamlarla ilgili tepkiler var. Biz bu imzayı
verirken eşit, herkese tüm memurlara kamu görevlilere emekliye verilmesini
murat etmiştik ama gerçekten öyle olmuyor yoksulluk yokluk herkeste var. Ya
eşitçe herkese zam ya da biz buna karşı olacağız. Zaten bu çekiliyor. 86
milyonun içi rahat etsin” şeklinde açıklama yapma ihtiyacı hissetti.
Bu arada bürokrasiye yapılacak ücret artışlarına itirazın altında
çok daha farklı noktanın olduğunu belirtelim. Tepki en çok uzman, kariyer
meslek mensubu kavramlarının içinin boşaltılmasına yönelik yapılıyor ve şunlar
vurgulanıyor:
“Uzmanlık devlete politika üreten tepe noktalardı. Lisan
okulu kapandı. TODAİ kapandı. Nerelerden insan yetiştireceğiz artık. Eskiden DPT
vardı, oradan uzman yetiştiriliyordu. Maliye Bakanlığı’nda bile uzmanlık sulandırıldı.
Müfettiş ile uzmanı yan yana getirdiler. Müfettiş dediğin adam, müsteşarı,
bakan yardımcısını soruşturur. Silsile yoluyla bozuldu sistem.
Taşrada odacıya bile ‘kariyer meslek mensubu’ unvanı verildi. Merkezde bütün kurumlara uzmanlık kuruldu. Milli Savunma Bakanlığı’nda idari bilimler fakültesi mezunu ‘uzman’ yapıldı. Albay ona mı bakacak. Tarım Bakanlığı’na idari bilimler fakültesinden ‘uzman adı altında’ eleman alındı, oradaki veterinerler, gıda mühendislerine hakaret edildi. Merkez’de tutulan uzman sayısı azdı, taşraya da yayıldı ‘uzman’ diye. Kamu personel düzenlemesinin çivisinin çıkarılması nedeniyle bunlar yaşanıyor.”

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
cemilcahitsaracoglu.blogspot.com